İngilizce Türkçe çeviri


NAR

İNGİLİZCE TÜRKÇE
narceine i., kim. afyondan cikarilan aci beyaz alkaloit. i., kim. afyondan cikarilan aci beyaz alkaloit.
Narceine Narsin Narsin
narcissism narsisizm, özseverlik narsisizm, özseverlik
narcissism i. kendine hayran olma, narkislik, narkisizm. i. kendine hayran olma, narkislik, narkisizm.
narcissism narsisizm narsisizm
NARCISSISM NARSİZM NARSİZM
narcissist narsist narsist
NARCISSUS ZERRİN ZERRİN
NARCISSUS NERGİS NERGİS
NARCISSUS FULYA FULYA
narcissus i. nergis cicegi, zerrin, fulya, bot. Narcissus; b.h. Yunan efsanesine gore suda gordugu kendi hayaline asik olan genc adam. i. nergis cicegi, zerrin, fulya, bot. Narcissus; b.h. Yunan efsanesine gore suda gordugu kendi hayaline asik olan genc adam.
narcissus zerrin zerrin
narcissus fulya fulya
narcissus nergis nergis
narcolepsy uyku hastalığı uyku hastalığı
narcolepsy narkolepsi narkolepsi
narcoleptic narkoleptik narkoleptik
narcoma ilaç ile derin uyku ilaç ile derin uyku
narcomania i. narkotik tiryakiligi. i. narkotik tiryakiligi.
Narcomania Esrarkeşlik Esrarkeşlik
Narcomaniac Esrarkeş Esrarkeş
Narcose Uyuşturucu; uyutucu Uyuşturucu; uyutucu
narcosis 1. narkoz, 2. uyuşukluk 1. narkoz, 2. uyuşukluk
narcosis i., tib. ilac ile meydana gelen uyusukluk, narkoz. i., tib. ilac ile meydana gelen uyusukluk, narkoz.
Narcosis İlaç sersemliği; narkoz İlaç sersemliği; narkoz
narcosis narkoz narkoz
NARCOSIS UYUŞMA UYUŞMA
NARCOSIS NARKOZ NARKOZ
narcotic 1.uyuşturucu, 2.uyuşturucu ile ilgili, 3.narkotik 1.uyuşturucu, 2.uyuşturucu ile ilgili, 3.narkotik
narcotic s., i. uyusturucu, uyusukluk verici, narkotik; i. uyusturucu ilac, narkotik; narkotige alismis kimse; uyusturucu herhangi bir sey. narcotize f. ilac ile uyusturmak veya uyutmak. s., i. uyusturucu, uyusukluk verici, narkotik; i. uyusturucu ilac, narkotik; narkotige alismis kimse; uyusturucu herhangi bir sey. narcotize f. ilac ile uyusturmak veya uyutmak.
narcotic uyuşturucu uyuşturucu
Narcotic Uyuşturucu (ilaç); narkotik Uyuşturucu (ilaç); narkotik
narcotic narkotik narkotik
narcotic uyuşturucu ilaç uyuşturucu ilaç
NARCOTIC UYUŞTURUCU UYUŞTURUCU
NARCOTIC UYUŞTURUCU MADDE UYUŞTURUCU MADDE
NARCOTIC NARKOTİK NARKOTİK
narcotic addict uyuşturucu alışkanlığı olan kişi uyuşturucu alışkanlığı olan kişi
narcotic analgesic morfin türü ağrı kesicilere verilen genel isim morfin türü ağrı kesicilere verilen genel isim
Narcotic Analgesic Narkotik analjezik Narkotik analjezik
narcotic antagonist narkotik antagonist narkotik antagonist
Narcotics Narkotik kanunları Narkotik kanunları
narcotics agent narkotik şube narkotik şube
narcotism uyuşturucu madde kullanma alışkanlığı uyuşturucu madde kullanma alışkanlığı
Narcotism Uyuşukluk; ilaçla uyuma Uyuşukluk; ilaçla uyuma
NARCOTIZE UYUTMAK UYUTMAK
NARCOTIZE UYUŞTURMAK UYUŞTURMAK
NARCOTIZE NARKOZ VERMEK NARKOZ VERMEK
narcotize ilaçla uyuşturmak ilaçla uyuşturmak
narcotize ilaçla uyuştur ilaçla uyuştur
nard hintsümbülü hintsümbülü
nard i. hint sumbulu, bot. Nardostachys jatamansi; sumbul yagi. i. hint sumbulu, bot. Nardostachys jatamansi; sumbul yagi.
nard hint sümbülü hint sümbülü
nares burun delikleri burun delikleri
nares i., cog., anat. burun delikleri. i., cog., anat. burun delikleri.
narghile nargile nargile
nargile , narghile i. nargile. i. nargile.
nargile , narghile nargile nargile
nark 1. jurnalcı, muhbir, 2. ihbar etmek 1. jurnalcı, muhbir, 2. ihbar etmek
nark i., A.B.D., (argo) narkotik ajani. i., A.B.D., (argo) narkotik ajani.
nark i., f. Ing, (argo) hirsizlari tongaya dusuren kimse; f. tongaya dusurmek. i., f. Ing, (argo) hirsizlari tongaya dusuren kimse; f. tongaya dusurmek.
NARK MUHBİR MUHBİR
narrate anlatmak, aktarmak anlatmak, aktarmak
narrate f. nakletmek, hikaye etmek, soylemek, anlatmak. narra’tion i. anlatim, anlatis; hikaye, fikra. f. nakletmek, hikaye etmek, soylemek, anlatmak. narra’tion i. anlatim, anlatis; hikaye, fikra.
narrate söylemek söylemek
narrate nakletmek nakletmek
narrate fıkra fıkra
narrate anlatış anlatış
narrate anlatmak hikaye anlatmak hikaye
NARRATE ÖYKÜLEMEK ÖYKÜLEMEK
NARRATE ANLATMAK ANLATMAK
narrate anlat anlat
NARRATION HİKÂYE HİKÂYE
NARRATION ANLATMA ANLATMA
narration 1.anlatma, anlatım, 2.öyküleme, anlatı 1.anlatma, anlatım, 2.öyküleme, anlatı
narration anlatım anlatım
narrative 1.öykü, anlatı, 2.öyküsel, öykü biçiminde, öykülü 1.öykü, anlatı, 2.öyküsel, öykü biçiminde, öykülü
narrative i., s. hikaye, fikra; hikaye soyleme sanati; s. hikaye kabilinden. i., s. hikaye, fikra; hikaye soyleme sanati; s. hikaye kabilinden.
narrative fıkra fıkra
narrative hikaye hikaye
NARRATIVE RİVAYET RİVAYET
NARRATIVE ÖYKÜ ÖYKÜ
NARRATIVE HİKÂYE HİKÂYE
NARRATIVE HİKÂYE TARZINDA HİKÂYE TARZINDA
NARRATIVE HİKÂYE ANLATMA HİKÂYE ANLATMA
narrator anlatıcı anlatıcı
NARRATOR ANLATAN ANLATAN
narrow parasızlık parasızlık
narrow ensiz ensiz
narrow dikkatli dikkatli
narrow cimri cimri
narrow az az
NARROW SINIRLI SINIRLI
NARROW KISMAK KISMAK
NARROW KISITLI KISITLI
NARROW DARALTMAK DARALTMAK
NARROW DARALMAK DARALMAK
Narrow dar, ensiz, sinirli, kisitli, dar görüslü, darlik içinde olan, cüzi, az, siki, dikkatli dar, ensiz,  sinirli, kisitli, dar görüslü,  darlik içinde olan, cüzi, az,  siki, dikkatli
Narrow Dar; Ensiz Dar; Ensiz
narrow dar dar

Cümle çevirisi sonucu:
Çevirisi yapılan cümle...












  • NAR Türkçesi nedir
  • NAR Türkçesi
  • NAR ne demek
  • NAR Türkçe çeviri
  • NAR tercümesi
  • NAR cümle çevirisi
  • NAR anlamı
  • NAR Türkçe karşılığı
  • NAR kelimesinin Türkçesi
  • "NAR nedir"
  • NAR tanımı
  • NAR sözcüğünün Türkçesi
  • NAR sözlük anlamları
  • NAR Türkçe çevirisi
  • NAR Türkçe ne demek
  • NAR Türkçe anlamı

  • © Tüm hakları saklıdır. 2011 . { İngilizce Blog | Tercüme Bürosu | Sözlük | İngilizce Türkçe çeviri | ingilizce çeviri}

    Sözlük Sitesi